EVRENİN KALBİNE –KEKOVA’DAN DEMRE’YE-

Akdeniz’in güzelliği tatilimize eşlik ederken denizden esen  rüzgâr tenimizi okşarcasına tatil  rotamızda yol alıyorduk. Kaş-Demre yolundan Kekova istikametine döndüğümüzde içimdeki heyecan giderek arttı. Kekova’ya giden herkesin büyülendiğini, tekrar tekrar gitmek istediklerini hatırladıkça “Acaba dedikleri kadar var mı?” demeden duramıyorduk. Yol üzerindeki göçebe yörüklerin çadırları ve davarların çan sesleri eksik kalan müzikali de tamamlıyordu. Sağlı sollu çam ağaçları eşliğinde yolumuza devam ederken kendimizi bir anda kıpkırmızı bir vadide bulduk. Daha önce bu kadar kızıllığı bir arada gördüğümüzü hiç hatırlamıyorum.

Akdeniz bölgesinde görülen terra-rosa toprak çeşidi, renginin  kırmızı olmasıyla bilinir. Verimliliği azdır ve kalkerlerin paslanmasıyla kırmızı rengi almıştır. Kısaca topraktaki demirin oksitlenmesi diyebiliriz buna. Burnumuza gelen deniz kokusu ve tenimizdeki serinlik hedefimize yaklaştığımızın habercileriydiler. Heyecanlı ilerleyişin ardından karşımızda tüm güzelliği ve büyüleyiciliğiyle Kekova duruyordu.

Arkadaşlarımızın söyledikleri ve okuduklarımızı da düşününce “Az bile söylemişler.” diyoruz. Üzerinde bulunduğumuz yol  Üçağızkaleköy yolu. Üçağız köyü ve Kaleköy (Simena) bölgesinin genel adına Kekova deniliyor. Eskiden buraya “Kekik Ova” deniyormuş. Dağlarında bol miktarda kekik bulunması, adının nereden geldiğini bize bildiriyor zaten.  Yerel halkı zamanla “Kekik Ova” yerine “Kekova” demişler ve böylece şimdiki adını almış Kekova.

KEKOVA’YA ULAŞIM

Dalaman Havaalanı-Kekova arası 181 km, araçla yaklaşık 3 saat; Antalya Havaalanı-Kekova arası 212 km, araçla yaklaşık 3 saat 40 dk.; Kaş-Kekova arası 35 km, araçla yaklaşık 45 dk.; Demre -Kekova arası 53 km, araçla yaklaşık 1 saat.

Çoğu kişi Kekova’nın Kaş’a bağlı olduğunu bilse de aslında Kekova, Demre ilçesine bağlıdır. Güzel bir tatil yapmak istiyorsanız şahsi aracınızla veya kiralık araçlarla tatile çıkmanızı tavsiye ederiz. Aksi takdirde 40-45 derece sıcaklık tatili çekilmez bir çileye dönüştürebilir.

KEKOVA’DA NE YENİR?

Kaleköy’ün (Simena) ev yapımı dondurmasını mutlaka tavsiye ederiz. Yöreye has kekik yağı, ada çayı, keçiboynuzu (harnup) pekmezi ve süs eşyaları alabilirsiniz. Üçağız limanı civarındaki balık restoranlarının eşsiz mezelerini ve taze balıklarını tadabilirsiniz. Fiyatlara gelecek olursak temmuz-ağustos aylarında bu saydıklarımız biraz pahalı. 2020 salgın süreci dolayısıyla fiyatları normale göre daha yüksek.

KEKOVA’DA NEREDE KALINIR?

Bizim gibi doğayı ve kamp hayatını seviyorsanız Kekova Camping’i tercih edebilirsiniz. Bölge, Kekova Turizm Bakanlığınca 1.derece sit alanı olarak geçtiği için bu bölgede betonlaşmaya izin verilmiyor. Bunun için de yapılar doğal kalmış. Kamp sahipleri sizi aile sıcaklığında karşılıyor. Özellikle Kekova manzaralı teras harika. Terasın bazı temel eksikleri olsa da biz memnun kaldık.

Kaleköy ve  Üçağız civarında pansiyonlar mevcut. Yaz sezonda oda fiyatları 500 TL’den (kahvaltı fiyata dâhil) başlıyor. Önceden arayıp rezerve yaptırırsanız daha uyguna da oda bulabilirsiniz.

KEKOVA-DEMRE GEZİLECEK YERLER

Kekova Tekne Turu: Üçağız limanı’ndan kalkan tekneler  İnönü Koyu, Akvaryum Koyu, Tersane Koyu, Batık Şehir, Simena, Üçağız Koyu, Yağlıya Koyu, Çamlık Koyu gibi koyları dolaşıp size muhteşem bir gün yaşatıyorlar. Burada bizi en çok etkileyen kısım Batık Şehir. Kekova’daki Batık Şehir, Likya dilinde “Dolichiste” olarak bilinir. M.Ö. 2. yy.da yaşanan deprem sonrası kent, sular altında kalmış ve bugünkü adını almıştır. Denizin içinde Likya Limanı  kalıntılarını ve derinliklerinde ise çanak ve çömlekleri görebilirsiniz. Kalıntıların çoğu  su seviyesinde ve adanın eteğine doğru uzanmaktadır. Burada Likya, Bizans ve Roma dönemlerine ait ev ve dükkânların kalıntılarını, Bizans Dönemi’ne ait kilise kapısını, Likya dinî tapınaklarını ve su sarnıçlarını görüp fotoğraflayabilirsiniz. Tekne turuna gidecek olursanız altı cam olan tekneleri tercih etmeniz Batık Şehir’in ve turkuaz rengi suyun güzelliğine hayran olmanıza yardımcı olacaktır. Kalıntıların deniz seviyesinde olan taşa oyulmuş bölmeleri, çatıyı oluşturan ahşap malzemenin yataklarıdır. Kuşkusuz “mavi tur” anlamında Kekova’yı 1. sıraya koyabiliriz.

Tekne turlarının 2020 yılı Haziran ayı tur  fiyatları şöyle:

Klasik tur (1,5 saat); Theimussa Kaya Mezarları, Simena Kaleköy, Batık Kent ve Tersane Koyu (yüzme): 400 TL.

Yarım gün tur (3,5 saat); Theimussa Kaya Mezarları (1 saat), Simena Kaleköy (molalı), Batık Kent, Tersane Koyu (yüzme) ve Akvaryum Koyu yüzme: 750 TL.

Tam gün tur; Akvaryum Koyu, Tersane Koyu, Batık Kent, Korsan Mağarası, Gökkaya Koyu, Burç Koyu, Simena Kaleköy ve Adalar: 1250 TL. (Burada bazı bölümler koruma altında, Kekova’nın hemen yanı başında bulunan batık şehrin zarar görmemesi için denize girmek ve dalış yapmak yasak.)

KALEKÖY (SİMENA)

Köy halkı Simena yerine “kale” diyor yaşadıkları yere. Kaleköy’e gitmek isterseniz iki seçeneğiniz var: Üçağız Limanı’ndan teknelerle Simena Kalesi’ne geçiş yapabilirsiniz. Karadan araçla gitmek isterseniz navigasyona “Kaleköy” yazdığınız zaman son noktaya kadar gidiyorsunuz. Aracı toprak alanda bırakıp yaklaşık  500 metre patika yoldan Kaleköy’e tırmanabilirsiniz. Bu yol çok keyifli çünkü tepeye ulaştığınızda denizin bin bir tonunu görebileceğiniz harika bir manzara ve lahitler karşılıyor sizi. Önünüz deniz, sağınız ve solunuz tarih fışkırıyor adeta. Kaleköy’ün daracık sokakları, kekiği, ada çayı, keçiboynuzu, el yapımı dondurmasıyla size sanki kırk yıllık buralıymışsınız hissi veriyor. Sıcaktan bunalıp yüzmek isterseniz de halkın tabiriyle mezar tarafında (denizin içinde bir lahit) serinleyebilirsiniz. Hatta vaktiniz varsa kano turu bile yapabilirsiniz.

2020 kaleye giriş ücreti 14 TL. Müze Kart sahiplerine ve öğretmenlere ücretsiz. Müze Kart’ınız yok ise de 60 TL vererek Müze Kart çıkartıp bütün ören yerlerine ve müzelere ücretsiz girebilirsiniz. Kalenin zirvesine çıkarken  sıcaktan buharlaşacak gibi oluyorsunuz ve nefes nefese kalıyorsunuz. Zirveye ulaştığınızda ise adeta nutkunuz tutuluyor. Turkuaz rengi deniz karşınızda… Begonvil kokusu sarmış Simena’yı… Teknelerin bıraktığı köpükler aklınızı başınızdan alıyor. Daha önceki seyahatlerimizde bizi etkileyen Ayvalık Şeytan Sofrası’ndaki, Patara Kum Tepesi’ndeki, Ölüdeniz’deki gün batımı kuşkusuz buradaki gün batımı ile kıyaslanamaz bizim için.

BURGUÇ ŞİFALI SU

Antalya’nın Demre ilçesinde şifalı olduğu söylenen kükürtlü ve sodalı su kaynağı, yerel halkın ve tatilcilerin gözde yerlerinden bir tanesi. Suyun sıcaklığı 12-13 derece. Çelik gibi su öyle işliyor ki vücudunuza, içinde 5 dk. kalabilene aşk olsun! Suyun güneş yanığına, kas ağrılarına, cilt rahatsızlıklarına ve böcek ısırıklarına iyi geldiği söyleniyor. Şifalı su kaynağının olduğu yerde bir kuyu mevcut ve herkes oraya dalıp çıkıyor. Biz de daldık ve gerçekten havuz suyuna göre çok temiz ve berrak bir yapısı vardı. Şifa niyetine biz de birkaç yudum aldık. Sudaki kükürtten dolayı su, çürük yumurta gibi kokuyor ancak kesinlikle tavsiye ederiz.

ANDRİAKE ÖREN YERİ VE LİKYA UYGARLIKLARI MÜZESİ

Burguç şifalı su kaynağına çok yakın Andriake (Çayağzı) Ören Yeri, Myra (Demre) Antik Kenti’nin liman kentliğini yapmış. Tek biletle hem antik kenti hem de müzeyi gezebilirsiniz. 2020 yaz ücreti 10 TL. Müze Kart’a sahip olanlar ve öğretmenler ücretsiz girebilir buraya. Pazartesi günleri ziyarete kapalıdır ören yeri. 08.30-17.30 arası açıktır. Siz yine gitmeden önce saatlerine bakın çünkü yaz ve kış saatleri farklılık gösteriyor.

M.Ö. 1. yy.da 23 kentin bir araya gelmesiyle oluşturulan Likya Birliği tarihteki ilk demokratik oluşum olarak kabul edilir. Likya toprakları Hititlerin verdiği isimle “Lukka” yani “Işık Ülkesi” olarak kayıtlara geçmektedir. Likya Uygarlığı’nı merak edenlerin ya da tarih meraklılarının kesinlikle gitmesi gereken muhteşem bir müze.

MYRA ANTİK KENTİ

Myra Antik Kenti özellikle Likya Dönemi kaya mezarları, Roma Dönemi tiyatrosu ve Bizans Dönemi Aziz Nikolaos Kilisesi (Noel Baba) ile ünlüdür. Aziz Nicholaos’ın piskoposluk yaptığı ve bu nedenle tüm Orta Çağ boyunca ününü sürdüren Myra önemli bir Lykia kenti olup ismi “Yüce Ana Tanrıçasının Yeri” anlamına gelmektedir. Lykia dilinde “Myrrh” olarak geçen Myra, Demre Ovası’nı kuzeybatıdan çeviren dağların denize bakan yamacına kurulmuştur.

Myra Antik Kenti kalıntıları korunmuştur. Bu kadar net geçmişi bizlere sunan ender yapılardan bir tanesidir burası. Marmara-Ege-Akdeniz’de olan antik kentlerin içinde Efes’ten sonra bizi en çok büyüleyen antik kent burasıydı diyebiliriz. Taşlara oyulmuş kabartmaları ve yüz ifadesi  figürleri insanı mest ediyor. Hele ki kaya mezarlarının o dönemin şartlarında nasıl bu kadar estetik bir ruhla yapıldığını anlamakta zorlanıyoruz. Ören yerine girişte 2020 yaz ücreti 30 TL. Müze Kart sahiplerine ve öğretmenlere ücretsizdir.

NİCHOLAS  KİLİSESİ

Dünyada Noel Baba olarak tanınan Aziz Nikolas, Lykia bölgesinin önemli kentlerinden biri olan Patara’da doğmuş ve Myra’da (Demre) yaşamıştır. Aziz Nikolaos, Myra’da piskoposluk yapmıştır. Aziz Nikolaos’ın saygın dini kişiliği öldükten sonra onun aziz mertebesine ulaşmasını sağlamıştır. Fakirlerin kurtarıcısı, denizcilerin ve öğrencilerin koruyucusu olduğuna inanılan Aziz Nikolas için Myralılar bir kilise inşa ederek cenazesini içindeki lahite koymuşlardır.

Rusya, Avrupa ve Amerika’da özel saygı duyulan biz aziz olan Aziz Nikolaos’ın, Akdeniz’de küçük büyük bütün teknelere resmi veya ikonası asılmış, sefere çıkarken “Dümenini Aziz Nikolaos Tutsun!” dileği dilemek bir gelenek hâline gelmiştir.

Kiliseyi ziyaret ederken özellikle Rum ve Rus Ortodoks turistlerin fazla olması dikkatinizi çekecektir. Onlar için Noel Baba ayrı bir öneme sahip. Ağlayarak mum diken ve dua eden insanları görünce etkilenmemek elde değil. Hristiyanlık inancına göre bu kiliseyi ziyaret eden Hristiyanların  hacı olduklarına inanılıyor. Kilisenin mozaik ve freskleri göz alıcı güzelliğe sahip. Demre’ye yolunuz düşerse uğramanızı tavsiye ederiz. Bir başka gezi rehberinde görüşmek dileğiyle, kalın sağlıcakla.

Bizi takip edebilmeniz için Instagram hesabımız: @birkesifrehberi
Bu yazı Betik‘in 2020 Eylül sayısında yer almaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir